Ruhumuz, nasıl ruhsal destek alır?

Değerli kardeşimiz,

Önce şunu belirtelim ki, bu gibi sözler bir ayet ve hadis olmadığı gibi, bir dinî hüküm de belirtmediğine göre, açıklanması cihetine gitmek çok fazla önem taşımamaktadır.

Bu gibi sözler, sahibinin duygularını da yansıttığı için, kullanılan bazı sözlerin o duygulara paralel olarak bir üslup giymesi kaçınılmazdır. Bu sebeple, o üslupta kullanılan mecaz ifadeleri bulmak ve doğru yorumlamak pek de kolay değildir. Bununla beraber, ön plana çıkardığınız iki noktayı şöyle açıklayabiliriz:

Ruhumuzun diğer ruhlarla münasebeti ve ruhsal destek almasından maksat, arınmış bir ruhun ruhanîlerle iletişim kurabilmesidir. Muhyiddin İbn Arabî gibi zatların ruh mertebesine çıkıp ruhanîlerle görüştükleri bilinmektedir. Meleklerin müminler için dua ettikleri Kur’an’la sabittir. Bu da mümin ruhların ruhanîlerden ruhsal destek aldığı anlamına gelir.

Yine, berzah alemine göçmüş cennet ehli olan insanlara bizim Kur’an ve zikir-tesbih olarak okuduklarımız, sadaka olarak verdiklerimiz, istiğfar ve dua olarak yaptıklarımız, onlarına ruhlarına birer hediye olarak ulaştığı gibi, onların da bize manevî feyizleri gelir. Bu da ruhumuzun aldığı ruhsal bir destektir.

Bediüzzaman bu gerçeği özetle şöyle ifade etmiştir:

“Nasıl ki Amerika diye bilinen bir ülke var ve orada insanlar bulunur, o insanların vücutlarına hiç vehim hatıra gelmez; öyle de, şüphe kabul etmez ki, şu anda melekût ve ruhlar âleminde, ölmüş, vefat etmiş insanların ervâhı pek çok kesretle vardır ve bizimle münasebetleri vardır. Mânevî hediyelerimiz onlara gidiyor; onların nuranî feyizleri de bizlere geliyor.”(bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz).

Benzer meziyetleri taşıyan ruhlar birbirine öyle yardımcı oluyorlar ki, her ikisi dört gözle görüyor, dört kulakla işitiyor, iki akılla düşünüyor gibi birbirinden manevî destek alırlar.

Selam ve dua ile…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir